Anasayfa > Teknoloji > 3D teknolojisi evlerimize giriyor. (2/4)

3D teknolojisi evlerimize giriyor. (2/4)

Dairesel polarize (pasif 3D gözlükler)

Şu sıralar 3D sinemalarda en çok dairesel polarize gözlükler kullanılıyor. Son dönemde gösterime giren 3D filmlerden birini sinemada seyretme şansını bulduysanız ve taktığınız gözlükler ucuz güneş gözlüklerine benziyorsa; muhtemelen teknolojiyi denemişsinizdir. Bu gözlüklerde lensler farklı ışıkları geçirmek üzere tasarlanmıştır. Pasif 3D gözlüklere örnek olarak RealD’yi gösterebiliriz. İki projektör ve her birinin önünde farklı polarize filtrelerle ya da tek projektör önünde özel bir ZScreen filtresiyle kurulabilir. Her iki durumda da sağ ve sol kare, saniyede 144 kez değişiyor. Bu sayede de her 24 karelik film parçası göz başına 3 kez gösterilmiş oluyor.

Pasif 3D yönteminin bir dezavantajı, ışık filtrelerinin kullanılmak zorunda olması. Otoritelere göre bu filtreler sonucunda renklerin isabetliliği negatif yönde etkilenmekte. Bundan daha kötüsü pek çoğumuzun evlerinde projektör yok. Projektörsüz RealD gösterebilen tek ürün olan JVC GD-463D10 LCD TV yurt dışında 9200$ fiyattan alıcı buluyor.

LCD shutter gözlükler (aktif 3D gözlükler)

Bu teknoloji aslında yeni değil. 80’lerde Sega’nın aktif 3D gözlüklerle çalışan 8 oyunu vardı. O zamanlarda monitör teknolojisi 480i görüntüyü ancak saniyede 30 kareyle gösterebiliyordu. Bu da göz başına 15 kare anlamına gelir ki; bu kaliteyle bir süre oynadıktan sonra hastalanmanız bile olasılık dahilindeydi.

Aktif 3D gözlüklerin çalışma prensibi gözlerin sırayla kapatılıp açılması mantığına göre kurulu. Sağ gözün görmesi gereken karede sol, sol gözün görmesi gereken karede sağ göz kapanır. Bu sayede iki göze farklı 1080p kareler gösterilmiş olur. Gözlüklerin görüntüyle senkron çalışabilmesi için de televizyona bağlanan bir kızılötesi (IR) verici kullanılır. Büyük sinema salonlarında bütün gözlüklerin sinyal aldığından emin olabilmek zor olsa da, evlerde bu konu problem olmayacaktır. Aktif gözlüklerin ev için daha uygun bir çözüm olmasının bir diğer sebebi de görüş açısını sınırlamaması. Bu yöntemi savunanların tercih sebepleri arasında daha isabetli renkler, daha az ghosting (gölge) ve smearing (leke) de var. Ayrıca, sağ ve sol göz arasındaki kontrastın daha fazla olduğu söyleniyor. Bunların hepsi birleştiğinde bugüne kadar son kullanıcıya vaat edilen en gerçekçi ve kaliteli 3D teknojisinin aktif 3D gözlükler olduğu söylenebilir.

Her şey bu kadar toz pembe değil tabi ki. Gözlüklerin daha pahalı olması ve TV’ye eklenen kızılötesi verici gibi dezavantajların yanında, görüntüde daha fazla titreme oluşmasına sebep olması da sayılabilir. Ayrıca, gözün hemen önünde kapakların açılıp kapanışı, görüntünün az da olsa kararmasına sebep oluyor. Teknoloji liderleri Sony ve Panasonic, son HDTV’lerde kullanıcıya sunulacak süper hızlı tazeleme ve parlaklık oranları sayesinde, bu konuların artık tartışılmaması gerektiğini iddia ediyorlar.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: